| Ece | Kral karısı ya da krallığı yöneten kadın, kraliçe; (mecaz olarak) türdeşleri arasında üstünlüğü, yeteneği olan kadın, güzel kadın |
| Ecegül | Gül gibi güzel kraliçe |
| Ecehan | Ece, kraliçe |
| Ecem | Benim olan ece, kraliçem |
| Ecer | El değmemiş, yeni, güzel, acar |
| Ediz | Çok değerli, ulu, yüce, yüksek, doruk |
| Ekim | Toprağa tohum ekme işi, ekmek eylemi ve biçimi (Ekim ayında doğan çocuk için) |
| Ekin | Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya değin aldığı durumun tümüne verilen ad; buğday |
| Ela | Sarıya çalan kestane rengi, ala |
| Elçim | Deste, demet, tutam |
| Eldem | Uysal, uyumlu; içten |
| Elgin | Elsever, başkalarını seven; evinden ocağından uzak düşmüş |
| Eliz | Yabancı yerdeyiz, yabancıyız |
| Emet | Bolluk getiren, bolluk, bereket |
| Engin | Ucu, bucağı görünmeyecek denli geniş; denizin karadan oldukça uzakta bulunan geniş bölümü; yükseklere göre daha alçakta kalan yer, ova |
| Enginay | Aşağılara doğru inmiş Ay, engine inmiş Ay |
| Enginiz | İnmiş iz; engindeki iz |
| Enginsu | Açık deniz |
| Enmutlu | Mutluluklar içinde en mutlu olan |
| Erdem | Iyilikçilik, acıma, alçak gönüllülük, doğruluk gibi niteliklerin genel adı |
| Erdemay | Erdemli ve Ay kadar güzel |
| Erdemli | İyilikçi, alçak gönüllü, doğru; kendisinde erdem bulunan; iyi nitelikleri kendinde toplayan; iyi ahlaklı ve yardımsever |
| Erden | El değmemiş, kız |
| Erdenay | Yeni Ay, el değmemiş Ay |
| Erenay | Yetişip gelen Ay |
| Erengül | Ermiş, yetişmiş, açmış gül |
| Erengün | Ulaşıp gelen gün |
| Erensu | Ermiş gibi ve su gibi aziz olan |
| Ergi | Iyi bir şeye erişme durumu; erişme |
| Ergim | Eriştiğim, ulaştığım, benim olan ergi |
| Ergin | Olmuş, yetişmiş, olgunlaşmış; haklarını kullanabilecek yaşa gelmiş, büyümüş |
| Erginay | Dolgun Ay, dolunay |
| Ergül | Erken açmış gül; erken gülesin, erken mutlu olasın |
| Ergülen | Erken gülen, gülmekte, mutlulukta geç kalmayan |
| Ergüler | Erken mutlu olur, erken güler |
| Erinç | Hiçbir eksiği, hiçbir acısı ve üzüntüsü olmama hali, dirlik, düzenlik içinde olma durumu |
| Eriş | Erme biçimi; ereğine ulaş, isteğin yerine gelsin |
| Eriz | Erken açılan iz, erken açılan yol |
| Erkinay | Özgür Ay, özgürce dolaşan Ay |
| Ersin | Beklediğine ulaşsın, uzun ömürlü olsun, yetişsin, gelişsin; güzel kokulu bir bitki |
| Esen | Vücutta hiçbir eksikliği olmayan, sağlıklı; sağlığı yerinde olan esmekte olan yel |
| Esengül | Sağlılı gül |
| Esengün | Sağlıklı gün |
| Eser | Esme işini yapar, rüzgarlanır |
| Esim | Esme işi, rüzgarın esişi, esinti |
| Esin | Içe doğan şey, bir şeyi yaratmaya yönelten güzel duygu; tatlı tatlı esen yel, esinti |
| Esmen | Esici,esen |
| Evcimen | Evi yaşanacak bir yuva yapan, evine ve ev işlerine çok bağlı, evi çekip çeviren, evine düşkün |
| Evin | Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü; çok taneli başak; burçak başağı; ürün, tanelenmiş ürün cevher, öz |
| Evrim | Kendiliğnden oluşan değişim, dönüşüm |