| Yağan: Yağmur, kar, yağış | E |
| Yağış | Yağmur, kar, dolu gibi doğa olayı; yağmur |
| Yağız | Koyu buğday rengi, esmer |
| Yağızalp | Esmer, yiğit, karayağız yiğit |
| Yağızer | Esmer, yiğit, karayağız yiğit |
| Yağıztekin | Esmer ve biricik; yağız şehzade |
| Yağmur | Havadaki su buharının yükseklerde soğuyarak yoğunlaşması sonucu yere düşen su damlacıkları; Oğuz beylerinden biri |
| Yalaz | Ateş dili, ateşin her yana uzanan dili, yalım, alaz |
| Yalazalp | Yalımlı yiğit, yalım gibi yiğit |
| Yalazay | Yalımlı Ay, parıldayan Ay, alevli Ay |
| Yalçın | Düz, çıplak ve dik; düz, kaygan, sarp, dik |
| Yalçıner | Sarp yiğit, dik yiğit |
| Yalçınkaya | Çıkılması güç kaya, dik kaya, büyük, dik ve kaygan kaya |
| Yalçuk | Parlayan, Ay; evren; elçi |
| Yalgın | Ilgım, serap; aşı kalemi almaya ve aşılamaya elverişli ağaç, çiçek |
| Yalım | Ateşin dili, alaz, yalaz, yalaza, alev |
| Yalın | Çıplak; içine başka şey katılmamış, sade; gösterişsiz, süssüz |
| Yalınalp | Katışıksız yiğit, sade yiğit |
| Yalınç | Içine başka bir şey karıştırılmamış, tek bir şeyden oluşan |
| Yalkın | Yalnız, tek, tek başına; ince, zayıf |
| Yalman | Düz, çıplak ve yassı taş; mızrak ucu; dik, sarp, yalçın |
| Yaltıray | Parlak ve parıldayan; parlak ışık saçan Ay |
| Yamaç | Dağın eğik yüzeyi, eğik yanı, bayır; karşı |
| Yaman | İşbilir, kurnaz, becerikli |
| Yamaner | İşbilir yiğit, becerikli yiğit |
| Yamanöz | Becerikli kimse, işbilir kimse, yaman kimse |
| Yamansoy | İşbilir bir soydan gelen |
| Yankı | Sesin bir yere çarparak dönmesiyle duyulan ikinci ses |
| Yarkın | Güneş ışığı, güneş aydınlığı; şimşek |
| Yaşa | Hiç ölmez, ölmez yaşamını sürdürür |
| Yaşar | Yaşamını sürdürür, hiç ölmez, yaşayıp gider |
| Yaşın | Işık, yıldırım, şimşek |
| Yavuz | Çok sert, yaman, yürekli, korkusuz |
| Yavuzalp | Korkusuz yiğit, yaman yiğit |
| Yavuzcan | Yürekli, korkusuz kimse |
| Yavuzer | Korkusuz yiğit, yaman yiğit |
| Yavuzsoy | Korkusuz soy, yürekli soydan kimse, yaman bir soydan gelen kimse |
| Yeler | Rüzgar gibi yiğit |
| Yeltekin | Rüzgar gibi ve tek olan; yel gibi şehzade |
| Yenal | Yenerek al |
| Yener | Oyun, yarış, savaş gibi şeylerde karşısındakine üstün gelir |
| Yenerol | Üstün gelen ol, üstün gel |
| Yengi | Üstün gelme, yenme, utku, zafer |
| Yeter | (Artık çocuk istemeyenler son çocuklarına verirler) yeterli, yetişir |
| Yetkin | Yetişkin, olgunlaşmış, erişmiş |
| Yetkiner | Yetişkin yiğit, olgunlaşmış yiğit, olgun yiğit |
| Yıldıralp | Korkutan yiğit, yıldıran yiğit |
| Yıldıray | Parıldayan Ay, ışık saçan Ay |
| Yıldırer | Korkutan yiğit, yıldıran yiğit |
| Yıleri | Yılın yiğidi (mecaz olarak) o yıl doğan erkek çocukların en yiğidi |